Heybe

Sınırları Yıkan Müze

Sanatı dijital ortama taşıyarak sanatseverlere yeni bir deneyim yaşatmayı hedefleyen bu müzede, dijital sanat platformunun üçüncü sergisi “Cadılarla Dans Etmek” internet üzerinden katılımcılarıyla buluşuyor.

Görsel: Paula Rego’nun 1989 tarihli “Cadılarla Dans” çalışması

“Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı.” diyordu Mahmut Hoca öğrencilerine. Müze deyince aklımıza gelen neydi peki? Dört yanı duvarla çevrili, içerisinde korunaklı “şey”lerin olduğu “dokunulmaz” yer mi? Ya da sadece giriş kartı olanların rahatça girebildiği bir yer? Öyleyse, “Duvarları Olmayan Müze”yle tanışmaya ne dersiniz a dostlar?

Sanatı dijital ortama taşıyarak sanatseverlere yeni bir deneyim yaşatmayı hedefleyen bu müzede, dijital sanat platformunun üçüncü sergisi “Cadılarla Dans Etmek” internet üzerinden katılımcılarıyla buluşuyor.

Sergi kadın teması üzerinden sanatta cadı kavramını konu ediyor. Bir cadı/kadın olmanın güç sembolü olarak değerlendirilmesine odaklanan ‘Cadılarla Dans Etmek’, özellikle İngiliz edebiyatının kadınların hak ve eşitlik arayışlarına öncülük eden eserlerinden ilham alıyor.

“Duvarları Olmayan Müze”nin bu sergisinde, dijital platformunun üçüncü küratörü olarak karşımıza çıkan isim ise Mine Kaplangı. 16 Ocak itibariyle açılan bu sergi, “herkes için sanat” söylemini güçlendirirken, bir yandan da sanatta eşitliği ön plana çıkararak sanat kavramını sorgulatıyor. E ne diyelim, izleyelim, görelim…