Cadı Kazanı

“Dünya Çiçeklerine”

Dileğim; kadının ötekileştirilmediği kendi ayakları üstünde durduğu günlere inanmanız. Bir gün değil her gün sizin olsun. Dünya kadınlar gününüz kutlu olsun.

Cümlelerim rahime düştüğüm gün kuruldu. Babamın cinsiyetimi öğrendiği zaman, anneme aldığı meyve suyunu içtiği anda kaderim yazıldı. Kadere inanır mısınız? Avuç içindeki çizgilerde haritasının olduğu söylenen kader, kaç el yıkamaya bakar?

Hepimizin ortak noktası kimliğimiz. Dünyada hangi eksende olduğunun önemi yok, kimliğimize göre sabit sütunlarda büyürüz. Mavi topa gözlerini açtığın an yapacaklarının listesi tutulur. Kendi ayaklarının üstünde durulacak, bisikletten düşünce dizlerine bakıp gülümsenecek, iz bırakılan yaralarla değil yaralayanlarla güçlü olacaksın. Hepimizin ortak noktası insanlık… Peki kaçımız acılarını bastırırken benliğini koruyor? Kaçımız tebessümünde geçmişinin hoyratlığını, söylediği beyaz yalanları, anılarını saklıyor?

Olgunlaşmak diyorlar, ruhun parkta salıncakta sallanırken hayata karşı dik durmaya. Bıraksanız elma şekeri alıp yalarız sokaklarda. Ah bir bıraksanız hepimiz istediğimiz rengi giyeriz. Geceleri yürüyüşler yapan, yeryüzünde iki ayaklı gökkuşağı oluştururuz.

Canımız çeker prenses oluruz, canımız ister topuklu üstünde koşturur arabaların parçalarından anlarız. Çiçek bahçesiyiz biz; top sektirenlerimiz,  rüzgara karşı mütevazılıklarıyla meydan okuyan gizlenmiş saçlarımız, göbekten kapanmayan düğmelilerimiz, yiyip kilo almayan ince bellilerimiz,kariyer peşinde koşanımız, aşkından evlenenimiz, paşa gönlümüz ve biz.

Gücümüz, prangalara sarılmamak için etten duvar olmuş bedenimizde. Seçtiğimiz hayatların istendik savaşçıları mıyız bilinmez? Bilinen tek şey yaşamsal mücadelenin yürütüldüğüdür.

Hiç sordunuz mu yapmak istediklerinizle yaşadıklarınız denk mi, hayallerinde neredesin, memnun musun diye? Bilmediniz ince ruhumuzu kapladığımız zırhın bizde ne anlamlar sakladığını. Bilmediniz çatık kaşlarımızın altında uyuyan umutları. Bilmediniz dertlerimizle suladığımız çiçeklerin bize sırdaş kaldığını.

Gidenlerimizin arkasından üzülmediğimiz kadar ölen kardeşlerimize üzüldük. Her geçen gün birimizi yitirdik.  Gitmek tercihti, hayattan koparılmak ise mecburiyet.

Ah yitip giden dünya çiçekleri; satırlarım sizi yad etmek sizden sonrakilere yalnız değilsiniz demek için.

Çabalayın, bocalayın, hata yapın, aşktan sarhoş olun, ağlayın, haykırın, yaşayın… Dünyayı döndürecek gücünüzün olduğuna inanın. Kaderin yazılıp çizilirken kalemi tutanın siz olduğunu hatırlayın.

Dileğim; kadının ötekileştirilmediği kendi ayakları üstünde durduğu günlere inanmanız. Bir gün değil her gün sizin olsun. Dünya kadınlar gününüz kutlu olsun.